Mekanik enerjiden, elektrik enerjisi elde edebilmek amaçlı kullanılan makinalara jeneratör ismi verilmektedir. İçerilerinde kimyasal enerjiyi, ısı enerjisini ve ışık enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren bataryalar, termoelektik jeneratörler ve fotoelektrik hücreler bulunduran jeneratörler , bilinenin aksine çok basit bir şema içinde çalışmaktadırlar. Bir elektrik motorunun tam tersi şekilde çalışan bu makinaların mekanik enerji kaynakları, su, hava ve güneştir. Günümüz elektrik üretiminin en yaygın ve çevre dostu yolu olan bu sistemler sayesinde, jeneratörler ile bütün bir şehrin elejtrik ihtiyacını belli bir süre boyunca destekleyebilecek enerji sağlanmaktadır.
Jeneratör kullanımına en çok gereksinim duyulan başlıca yerler; hastaneler, baz istasyonları, radyo ve televizyon kurumları, bankalar, bilişim sektörü ve benzeri mekanlardır. Bunların yanı sıra bir çok ev, site ve işyerlerinde de kullanılmaktadır.
Jeneratörlerin bulunduruldukları odaların yangına dayanıklı olmaları gerekmekte ve muhtemel bir yangın durumunda, çıkış ya da kaçış yolunu engellemeyecek bir yere yerleştirilmelidirler.Jeneratörlerin regülasyon giriş gerilimindeki değişimleri periyodik olarak kontrol edilip gerilim sabitliği ölçülmelidir. Çıkıştaki yükler değişken iken, geriliminin sabit kalması sağlanmalıdır. Ani yükenmeye karşı regülasyon sağlanıp, frekans kararlılığının ayarlanması beklenmelidir.
1880 yılında Thomas Edison ve Joseph Swarm’ın ilk elektrik ampulünü bulup, Edison şirketinin 1882 yılında New York, Londra ve Milan şehirlerinde elektrik enerisini aydınlatmada kullanmak amaçlı elektrip üretip, yayan merkezler kurmasının ardından jeneratörlere ve güç kaynaklarına ihtiyaç duyulmaya başlanmıştır. 1890 başlarında gelişen transformatör ve jeneratör sistemleri sayesinde, 1895 yılında tarihin ilk büyük hidroelektrik santrali Niagara şelalesinde açılmıştır.
Farklı güç ve boyutlarda üretilmekte olan jeneratörler, doğru akım ve alternatif akım şeklinde iki ana başlığa ayrılmaktadırlar. Günümüzde en çok üretilen ve kullanılan tip olan alternatif akım jeneratörlere senkron jeneratörler de denilmektedir. Tarihte ilk kez Niagara şelalesindeki hidroelektrik santral kullanılan bu jeneratörler, alternatör adı ile de anılmaktadırlar. Doğru akım üreten jeneratörlere ise dinamo ismi verilmektedir.